Masa başında çalışan, uzun süre hareketsiz kişiler çoğunlukla kas ve eklem sağlığıyla ilgili sıkıntılar yaşıyor. Uzman isim bu kişilerin mümkün olduğunca fazla hareket etmesi gerektiğini belirterek kısa hareket molalarının öneminden bahsetti.
Günlük yaşamda bilgisayar başında, televizyon karşısında sık sık zaman geçiriliyor. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, modern yaşamla birlikte kesintisiz oturma sürelerinin giderek arttığını belirterek uyarılarda bulundu.
PLOS Medicine’da yayımlanan ve 91 binden fazla kişinin aktivite verilerinin incelendiği araştırmaya değinen Dr. Öğr. Üyesi Heybet, “Araştırmada uzun süre kesintisiz oturma davranışının kanser mortalitesi açısından daha yüksek riskle ilişkili olduğu görüldü. Buna karşılık uzun oturma sürelerinin hafif fiziksel aktiviteyle bölünmesi daha olumlu sağlık sonuçlarıyla ilişkilendirildi. Bu bulgular, gün içerisinde yapılan küçük hareket değişikliklerinin bile sağlık açısından anlamlı olabileceğini düşündürüyor” dedi.

HAREKETSİZLİĞE DİKKAT
Heybet, esas dikkat edilmesi gereken noktanın uzun süre devam eden kesintisiz hareketsizlik olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu:
“Dik oturmak önemlidir ancak asıl mesele sadece nasıl oturduğumuz değil, ne kadar süre hareketsiz kaldığımızdır. İdeal postürü korumaya çalışmak tek başına yeterli değildir. İnsan vücudu uzun süre sabit kalmak için değil, hareket etmek için tasarlanmış bir yapıya sahiptir.”
İŞ VERİMLİLİĞİNİ DE AZALTIR
Aynı pozisyonda uzun süre kalmanın boyun, sırt, bel ve kalça çevresinde kas gerginliğine yol açabileceğini belirten Heybet, “Dolaşımın yavaşlaması, eklem hareketliliğinin azalması ve yorgunluk hissi görülebilir. Omuz kuşağı, omurga ve kalça çevresindeki kasların sürekli aynı pozisyonda kalması zamanla duruş alışkanlıklarını da olumsuz etkileyebilir. Başlangıçta hafif tutukluk ve yorgunluk şeklinde hissedilen bu durum, günlük yaşam konforunu ve iş verimliliğini azaltabilir” açıklamalarında bulundu.

Heybet, en sağlıklı postürle ilgili şu açıklamalarda bulundu:
“Sağlıklı postür, vücudun farklı pozisyonlar arasında dengeli biçimde geçiş yapabilmesiyle ilişkilidir. En doğru duruş, saatler boyunca korunan tek bir pozisyon değildir. Vücudun ihtiyaç duydukça hareket edebildiği, kasların ve eklemlerin düzenli olarak uyarıldığı dinamik bir süreçtir. Bu nedenle saatlerce aynı pozisyonda düzgün oturmaya çalışmak yerine, oturma süresini belirli aralıklarla bölmek daha sürdürülebilir bir yaklaşımdır” dedi.
MİKRO HAREKET MOLASI ÖNEMLİ
Masa başı çalışanlara ve öğrencilere önerilerde bulunan Heybet, 30 dakikada bir mikro hareket molası önererek, “Bu mola uzun olmak zorunda değil. İki-üç dakikalık kısa bir hareket arası bile vücuda hareket sinyali vermek açısından değerlidir. Ayağa kalkmak, birkaç adım atmak, omuz ve sırt bölgesini hareket ettirmek, kalça ve bacak kaslarını aktive etmek günlük yaşam içerisinde uygulanabilecek basit yöntemlerdir” dedi.

30 DAKİKADA BİR AYAĞA KALKMALI
Heybet, “Sağlıklı postür yalnızca dik oturmakla değil, gün boyunca yeterince hareket etmekle korunur. Kesintisiz oturmayı azaltmak için 30 dakikada bir kısa süreliğine ayağa kalkmak, modern yaşamın hareketsizliğine karşı uygulanabilir ve sürdürülebilir bir sağlık davranışıdır” ifadelerini kullandı.

